İsmailağa Dergisi – 24. Sayı Mayıs 2018

12 

Stokta

AZİZ MÜMİNLER

Dinî değerlerini koruyabilen bir toplum, maddî serveti elinden alınsa da hemen üretim açığını kapatabilir.

Dinî değerleri çökmüş bir toplum ise maddî servete sahip olsa dahi
zamanla bu serveti kaybedip fakirleşmesi çok çabuk gerçekleşir.

Bir toplum, kulluk ölçülerini kaybetmediği sürece maddî ve manevî
hayatın doruğuna ulaşabilir. Fakat bu ölçüyü kaybettiği an, hem maddî
gücünü hem de manevî zenginliğini kaybetmeye mahkûm olur.

Öncelikle imanî ve amelî değerlere sahip çıkmak gerekir.

Çünkü…

Hayata sadece maddî çıkarlar penceresinden bakan bir toplum, insanî
hiçbir kıymeti gözetmez. Böylesi toplumlarda temel hedef sadece ama
sadece menfaat olur.

Materyalistler hiçbir zaman ihtiyaç sahiplerini tek tek araştırıp
yardım ve hizmetlerin onlara ulaşıp ulaşmadığı konusu gibi bir
araştırmaya girmezler. Bu sebeple fakir, muhtaç, aç ve açıkta olanlar
onların umurunda değildir.

Materyalistlerin paylaşmayı asla düşünmedikleri iki temel değer
vardır: Para ve iktidar. Bunlar tehlikeye düştüğü andan itibaren
dillerinden düşürmedikleri demokrasi putunun arkasından dolaştıklarını
görebilirsiniz.

Bu bir avuç Karun; İnsanlar açlıktan ölürken demokrasi, kârlarına kâr
katarken demokrasi, çalarken demokrasi, savaş çıkarırken demokrasi,
öldürürken bile demokrasi diye nara atarlar.

Artık; Ey hak! Ey hukuk! Ey ahlak! Ey adalet! Ey şeref neredesin?
Diye haykırarak hep birlikte İslâm nizamını inşa etmenin vakti gelmişte
geçiyor demeliyiz.

Selam ve dua ile.

HEYET

Hoşunuza gidebilir…