İsmailağa Dergisi – 15. Sayı Ağustos 2017

10 

Stokta

SÜNNET-İ SENİYYE

Aziz Okuyucu

Rasûlullah  (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyuruyor:
“Ben size iki kaynak bıraktım, bunlara uyduğunuz sürece sapmazsınız:
Allah’ın kitabı ve benim sünnetim”

Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz bir olay veya soru
karşısında önce vahyin gelmesini bekler, gelmezse kendi ictihadı ile
hüküm verirdi. Nitekim hükmü kat’ilik ifade eden mütevatir sünnetin
inkarının “Küfür” olduğu hususunda ittifak vardır. Beş vakit namazın
rek’atları, zekatın cinsine göre miktarı, recm, haccın ne şekilde eda
edileceği gibi bir çok farz hüküm mütevatir sünnetle sabittir.

Rasûl-ü Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimizin dinî
konularda söylediği her söz, haber-i vahid’le bize ulaşmışsa ona uymak
zorundayız. Heva ve heveslerimize kapılıp, kendi aklımızı tercih
hakkımız olamaz.

Bedir’de savaş alanının tesbiti veya hurma ağaçlarının budanması ile
ilgili ictihadları esas alıp; “Efendim, sünnet bağlayıcı değildir”
tezine sarılan moderinstler ve Bel’am kılıklı kişiler, mü’minleri
saptırmanın gayreti içindedirler.

Ebu Hureyre (radıyallâhu anh)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte
“Ümmetimden yüz çevirenler müstesna, hepsi cennete girer,” buyurmuş,
“Yüz çeviren kimdir?” diye sorulduğunda Rasûl-ü Ekrem efendimiz “Bana
itaat eden cennete girer, isyan eden de yüz çevirmiştir,” buyurmuştur.

Efendi Hazretlerimizin (kuddise sirruhû) bir vecizesi ile konuyu özetleyelim:

“İkindi namazının sünneti kaçacağına bu MAHMUT ölsün daha iyidir.”

Selam ve dua ile

HEYET

Hoşunuza gidebilir…